Domain DNS Ayarları Nasıl Yapılır? DNS Kayıtları Ayarlama Rehberi
Domain DNS ayarları, alan adınızın hangi sunucuya, web sitesine veya e-posta hizmetine bağlanacağını belirler. Bir domaini VPS veya hosting sunucusuna yönlendirmek için çoğunlukla doğru nameserver'ların kullanılması veya DNS panelinde A, AAAA, CNAME, MX ve TXT gibi kayıtların yapılandırılması gerekir.
Örneğin
example.com alan adını IP adresi 203.0.113.10 olan bir web sunucusuna bağlamak istiyorsanız genellikle kök domain için bir A kaydı oluşturulur.DNS nedir?
DNS, “Domain Name System” ifadesinin kısaltmasıdır.
İnternette sunucular IP adresleri üzerinden iletişim kurarken DNS:
example.comgibi insanların kolay hatırlayabildiği alan adlarını ilgili IP adresleri ve diğer hizmet kayıtlarıyla eşleştirir.
Basit şekilde:
example.com → sunucu IP adresieşleşmesini sağlayan sistemlerden biri DNS'tir.
Ancak DNS yalnızca web sitesi IP adreslerini tutmaz. E-posta, doğrulama ve farklı servisler için de kullanılır.
DNS ayarları nereden yapılır?
DNS kayıtlarını düzenleyeceğiniz yer kullandığınız sisteme bağlıdır.
Genellikle:
- Domain firmasının DNS paneli
- Hosting firmasının DNS yönetimi
- Harici DNS sağlayıcısı
kullanılır.
Önemli olan domainin yetkili nameserver'larının hangi DNS hizmetini gösterdiğidir.
Örneğin domain başka bir DNS sağlayıcısının nameserver'larını kullanıyorsa domaini satın aldığınız firmanın DNS kayıt ekranında yaptığınız değişiklikler etkili olmayabilir.
Bu nedenle önce DNS'in gerçekte nereden yönetildiğini belirlemek gerekir.
Nameserver nedir?
Nameserver, domainin DNS kayıtlarının hangi DNS sunucuları tarafından yönetildiğini belirtir.
Örneğin:
ns1.example-dns.comns2.example-dns.comgibi adresler kullanılabilir.
Domain kayıt firmanızdaki nameserver ayarlarını değiştirerek DNS yönetimini başka bir sağlayıcıya taşıyabilirsiniz.
Nameserver değiştirmek ile tek bir DNS kaydını değiştirmek aynı işlem değildir.
A kaydı nedir?
A kaydı bir alan adını IPv4 adresine bağlamak için kullanılır.
Örneğin:
example.com → 203.0.113.10şeklinde bir eşleşme oluşturulabilir.
DNS panellerinde kök domain çoğunlukla:
@ile gösterilir.
Örnek:
@ → 203.0.113.10Bu durumda ana domain ilgili IPv4 adresine yönlendirilmiş olur.
www adresi nasıl ayarlanır?
Kullanıcıların:
www.example.comadresinden de siteye ulaşmasını istiyorsanız
www için ayrıca DNS kaydı gerekebilir.Yaygın yöntemlerden biri CNAME kullanmaktır:
www → example.comBöylece
www alt alan adı ana domaine bağlanabilir.Alternatif olarak uygun altyapılarda
www için doğrudan A kaydı da kullanılabilir.DNS kaydının bulunması tek başına
www ile www olmayan adreslerin SEO açısından hangi sürüme yönlendirileceğini belirlemez. Bunun için web sunucusu tarafında da uygun yönlendirme yapılmalıdır.CNAME kaydı nedir?
CNAME bir alan adını başka bir alan adına takma ad olarak bağlamak için kullanılır.
Örneğin:
blog.example.com → example-host.comgibi bir yapı kurulabilir.
CNAME doğrudan IP adresine değil başka bir hostname'e işaret eder.
DNS sağlayıcılarının kök domain üzerinde CNAME kullanımına ilişkin destek ve davranışları farklı olabileceğinden sağlayıcının dokümantasyonu kontrol edilmelidir.
AAAA kaydı nedir?
AAAA kaydı alan adını bir IPv6 adresine bağlamak için kullanılır.
A kaydı IPv4 için kullanılırken AAAA IPv6 içindir.
Sunucunuzda IPv6 düzgün yapılandırılmamışsa yalnızca varmış gibi AAAA kaydı eklemek bağlantı sorunlarına yol açabilir.
IPv6 kullanıyorsanız DNS kaydı ile sunucunun ağ yapılandırmasının birbiriyle uyumlu olması gerekir.
MX kaydı nedir?
MX kaydı domainin e-postalarının hangi mail sunucularına gönderileceğini belirler.
Örneğin:
info@example.comgibi adresler kullanıyorsanız e-posta sağlayıcınız sizden belirli MX kayıtları eklemenizi isteyebilir.
MX kayıtlarını rastgele değiştirmek domain üzerindeki e-posta hizmetinin çalışmamasına neden olabilir.
Web sitesini başka sunucuya taşırken yalnızca siteyi değiştirmek istiyorsanız mevcut e-posta kayıtlarını yanlışlıkla silmemeye dikkat edin.
TXT kaydı nedir?
TXT kayıtları birçok farklı amaçla kullanılabilir.
Örneğin:
- Domain doğrulama
- E-posta güvenliği
- SPF
- DKIM ile ilişkili DNS kayıtları
- DMARC
- Çeşitli servis doğrulamaları
için kullanılabilir.
Bir servis size özel TXT değeri veriyorsa değeri değiştirmeden doğru host alanına eklemek önemlidir.
DNS TTL nedir?
TTL, DNS kaydının önbellekte ne kadar süre tutulabileceğini belirten değerdir.
DNS kaydını değiştirdiğinizde eski kayıt bazı resolver ve cache sistemlerinde TTL süresi boyunca tutulabilir.
Bu nedenle DNS değişiklikleri her kullanıcıda aynı anda görünmeyebilir.
TTL değerini gereksiz şekilde aşırı düşük tutmak da her zaman avantaj sağlamaz.
Domaini VPS'e yönlendirmek için ne gerekir?
Basit bir web sitesi senaryosunda genellikle şu yapı bulunur:
Domain:
example.comSunucu:
203.0.113.10DNS:
A @ 203.0.113.10ve örneğin:
CNAME www example.comAncak bu yalnızca DNS tarafıdır.
VPS üzerinde ayrıca:
- Nginx veya Apache
- Doğru
server_name- Uygulama
- Açık 80 ve 443 portları
- SSL sertifikası
gibi yapılandırmaların da doğru olması gerekir.
DNS doğru ama site açılmıyorsa
DNS kaydının doğru olması web sitesinin kesinlikle çalışacağı anlamına gelmez.
Kontrol edilmesi gerekenler:
1. Domain doğru IP'ye çözülüyor mu?
2. Sunucu çalışıyor mu?
3. Nginx veya Apache çalışıyor mu?
4. Firewall 80 ve 443 portlarına izin veriyor mu?
5. Web sunucusundaki domain yapılandırması doğru mu?
6. HTTPS kullanılıyorsa SSL sertifikası doğru mu?
7. Backend uygulaması çalışıyor mu?
DNS yalnızca bağlantının önemli bir parçasıdır.
DNS kaydı nasıl kontrol edilir?
Terminal üzerinden:
nslookup example.comkullanılabilir.
Linux veya macOS sistemlerinde:
dig example.comdaha ayrıntılı sonuç verebilir.
Belirli kayıt türünü kontrol etmek için örneğin:
dig A example.comve:
dig MX example.comkullanılabilir.
Nameserver bilgileri için:
dig NS example.comkullanılabilir.
Eski IP görünüyorsa ne yapılmalı?
DNS kaydını değiştirdiğiniz halde eski IP görünüyorsa:
- DNS cache
- Resolver cache
- TTL
- Yanlış DNS panelini düzenleme
- Eski nameserver kullanımı
gibi ihtimalleri kontrol edin.
Özellikle nameserver'lar başka bir sağlayıcıyı gösteriyorsa yanlış panelde yapılan A kaydı değişikliği hiçbir etki göstermeyebilir.
DNS propagation nedir?
DNS değişikliği yaptıktan sonra yeni bilginin farklı resolver ve cache sistemlerinde görülmeye başlaması genellikle DNS propagation olarak adlandırılır.
Gerçekte bütün internetin tek merkezden aynı anda güncellenmesi gibi bir süreç yoktur. Farklı DNS resolver'ları önbelleklerindeki kayıtları TTL ve kendi davranışlarına göre yenileyebilir.
Bu yüzden bir kullanıcı yeni IP'yi görürken başka bir kullanıcı kısa süreliğine eski IP'yi görebilir.
DNS değiştirirken site kesintisi nasıl azaltılır?
Sunucu taşıma işlemlerinde mümkünse:
1. Yeni sunucuyu önceden hazırlayın.
2. Site dosyalarını ve veritabanını taşıyın.
3. Yeni sunucuyu test edin.
4. Gerekirse değişiklikten önce uygun TTL planlaması yapın.
5. DNS kaydını yeni IP'ye çevirin.
6. Eski sunucuyu hemen kapatmayın.
7. Yeni DNS'in yayılımını takip edin.
8. Yeni sunucudaki logları kontrol edin.
Bu yöntem geçiş sırasında kullanıcıların eski ve yeni sunucu arasında kalması riskini azaltabilir.
DNS ile HTTP yönlendirmesi aynı şey değildir
Bu önemli bir ayrımdır.
DNS:
example.com → IPeşleşmesini sağlar.
Ancak:
example.com/eski-sayfaadresini:
example.com/yeni-sayfaadresine 301 yönlendirmek DNS'in görevi değildir.
Bu işlem Nginx, Apache veya uygulama seviyesinde yapılır.
Aynı şekilde
www adresini www olmayan domaine yönlendirmek için DNS kaydının yanında HTTP yönlendirmesi de gerekebilir.DNS kayıtlarını silerken dikkat
Bir domainin DNS panelinde yalnızca web sitesi kayıtları bulunmayabilir.
Aynı alanda:
- MX
- SPF
- DKIM
- DMARC
- Domain doğrulama
- Alt domainler
gibi başka hizmetlere ait kayıtlar bulunabilir.
“Yeni sunucuya geçiyorum” diyerek bütün DNS kayıtlarını silmek e-posta ve diğer servislerin çalışmasını bozabilir.
Yalnızca değiştirilmesi gereken kayıtları düzenlemek daha güvenlidir.
Aynı host için birden fazla kayıt varsa kontrol edin
Yanlışlıkla eski ve yeni IP adreslerinin ikisi de aynı hostname için aktif bırakılırsa DNS sorguları birden fazla IP döndürebilir.
Bu bilinçli bir yapı değilse bazı ziyaretçiler farklı sunuculara ulaşabilir.
Sunucu taşıma sonrasında eski kayıtların gerekip gerekmediğini mutlaka kontrol edin.
Cloudflare veya benzeri proxy hizmetleri kullanılıyorsa
DNS kaydı gerçek sunucu IP'nizi gösterse bile proxy özelliği aktif olduğunda ziyaretçiler doğrudan origin sunucunuza bağlanmayabilir.
Bu durumda:
Kullanıcı → Proxy/CDN → Origin sunucu
şeklinde bir yapı oluşabilir.
Sorun araştırırken DNS'in yanında proxy ayarlarının da kontrol edilmesi gerekir.
DNS ayarları için hızlı kontrol listesi
Domaini bir web sunucusuna bağlarken şu sırayla ilerleyebilirsiniz:
1. DNS'i hangi sağlayıcının yönettiğini belirleyin.
2. Aktif nameserver'ları kontrol edin.
3. Sunucunun doğru IPv4 adresini öğrenin.
4. Kök domain için gerekli A kaydını oluşturun.
5.
www kullanacaksanız uygun kaydı ekleyin.6. IPv6 kullanıyorsanız AAAA kaydını doğrulayın.
7. MX ve TXT gibi mevcut kayıtları gereksiz yere silmeyin.
8. DNS değişikliğinin yayılmasını bekleyin.
9.
dig veya nslookup ile sonucu kontrol edin.10. Sunucu tarafında Nginx veya Apache yapılandırmasını doğrulayın.
11. SSL sertifikasını kontrol edin.
12. Eski sunucuyu geçiş tamamlanmadan kapatmayın.
Sık yapılan DNS hataları
Domain DNS ayarlarında en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Yanlış IP adresi girmek
- Yanlış DNS panelini düzenlemek
- Nameserver ile DNS kaydını karıştırmak
-
www kaydını unutmak- Eski A veya AAAA kaydını bırakmak
- MX kayıtlarını yanlışlıkla silmek
- IPv6 çalışmadığı halde AAAA kaydı eklemek
- DNS değişikliğinin anında herkeste görünmesini beklemek
- DNS yönlendirmesi ile 301 yönlendirmeyi aynı şey sanmak
- DNS doğru olduğu halde Nginx veya firewall sorununu DNS problemi sanmak
Özetle, domain DNS ayarlarında en önemli nokta alan adının DNS'inin nereden yönetildiğini ve hangi kaydın hangi hizmet için kullanıldığını bilmektir. Web sitesi için çoğunlukla A, AAAA veya CNAME kayıtları kullanılırken e-posta ve doğrulama hizmetlerinde MX ve TXT kayıtları devreye girer.
DNS üzerinde değişiklik yapmadan önce mevcut kayıtların bir kopyasını almak ve yalnızca gerekli kayıtları değiştirmek, özellikle aktif web sitesi ve e-posta kullanan domainlerde oluşabilecek kesintileri önemli ölçüde azaltabilir.
